Bilecik ili Gölpazarı ilçesi Kümbet Köyü Sitemize Hoş Geldiniz.

Bilecik İli Gölpazarı İlçesi Kümbet Köyü forum sitesi
 
AnasayfaSSSKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Bir Hadis

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
.
YüzBaşı
YüzBaşı


Oğlak Mesaj Sayısı : 385
hizmet gücü : 757
Teşekkür Edenler : 9
Doğum tarihi : 01/01/20

MesajKonu: Bir Hadis   Cuma Mayıs 08 2009, 00:59

Suheyb'den (r.a) Rasulullah'in (s.a) söyle buyurdugu rivayet
edilmistir: Sizden önceki milletlerden birinde bir hükümdar ve onun bir
sihirbazi vardi. Sihirbaz ihtiyarlayinca hükümdara: "Ben yaslandim,
bana bir genç gönder de ona sihir ögreteyim" dedi. Hükümdar ona sihir
ögretecegi delikanliyi gönderdi. Gencin yolu üzerinde bir rahib vardi.
Yola çiktiginda onun yaninda oturup sözlerini dinlerdi. Rahibin sözleri
hosuna giderdi.

Sihirbaza giderken rahibe ugrar, onunla bir süre otururdu. Sonra
sihirbaza varinca da, adam delikanliyi döverdi. Bu durumdan rahibe
sikayet edince rahip "Sihirbazdan korktugunda, beni ailem alikoydu;
ailenden korktugun zaman da beni sihirbaz birakmadi dersin" dedi. O hal
üzere gidip gelirken bir gün geçenlerin yolunu kesen büyük bir vahsi
hayvanla karsilasti. Kendi kendine "Büyücü mü yoksa rahib mi daha
faziletli bugün ögrenecegim " dedi. Bir tas aldi ve "Allahim! Eger
rahibin isi sana sihirbazin isinden daha sevimli ise su hayvani
öldürüver ki halk yoluna devam etsin" diyerek elindeki kaya parçasini
atti ve canavari öldürdü. Halk da geçip gitti.

Bunun üzerine delikanli rahibe gelerek olup bitenleri haber
verdi. Rahib de ona, "Oglum bugün sen benden daha üstünsün. Senin
durumun kemale ulasti. Fakat yakinda imtihandan geçeceksin. Bir belaya
ugrarsan benim adimi verme" dedi.

Bu çocuk anadan dogma körleri, Alaca (Bars) denilen cilt
hastaliklarini iyilestiriyor ve daha birçok hastaliklara yakalananlari
tedavi ediyordu. Bu durumu kralin yakin dostlarindan olan kör biri
duydu. Çesitli hediyelerle delikanlinin yanina gelerek, "Eger beni
iyilestirirsen bunlarin hepsi senin" dedi. Delikanli adama; "Ben hiçbir
kimseyi iyilestiremem. Sifayi ancak Allah verir. Eger sen Allah'a iman
edersen O'na dua ederim. O da sana sifa verir" dedi. Adam hemen Allah'a
iman etti. Allah da ona sifa verdi.

Sonra bu adam hükümdarin yanina gitti. Önceden oldugu gibi onun
yanibasina oturdu. Hükümdar ona, "Sana gözlerini kim iade etti?" dedi.
Adam "Rabbim" dedi. Kral "Senin benden baska bir rabbin mi var?" dedi.
Adam "Benim Rabbim de, senin Rabbin de Allah'dir" dedi. Bunun üzerine
hükümdar o adami tutuklatti. Çocugun yerini söyleyinceye kadar
kendisine iskence yaptirdi. Bunun üzerine delikanli hükümdarin huzuruna
getirildi. Kral delikanliya, "Oglum! Senin sihrin, anadan dogma
körleri, abraslari (bars hastaligina tutulanlari) iyi edecek dereceye
ulasmis, söyle söyle yapiyormussun öyle mi?" dedi. Delikanli: "Ben
hiçbir kimseye sifa vermiyorum. Sifayi ancak Allah veriyor" dedi. Bunun
üzerine kral onu da tutuklatti ve devamli iskence ettirdi. Sonunda
rahibin adini söyledi. Hemen rahib getirildi. Kendisine "Dininden dön"
denildi. O reddetti. Bunun üzerine hükümdar testere istedi. Testereyi
basinin ortasina gelecek sekilde rahibin tepesine koydular. Testere
basini ikiye ayirdi. Arkasindan hükümdarin yakin dostunu getirdiler.
Ona da "Dininden dön" dediler. Reddedince onun da tepesine testereyi
yerlestirip, basini ortasindan ikiye ayirdilar. Sonra da delikanliyi
getirdiler. Kendisine "Dininden dön" dediler. Reddedince, kral onu
adamlarindan bir gruba teslim etti. Onlara "Bunu falan dagin tepesine
çikarin, dagin tepesine varinca dininden dönmezse onu assagiya atin"
diye emir verdi. Onlar da onu götürdüler,daga çikardilar. Çocuk,
"Allah'im, diledigin sekilde beni onlara karsi koru" dedi. Bunun
üzerine dag sarsildi. Onlar da dagdan assagi yuvarlandilar. Çocuk
yürüyerek hükümdara geldi. Hükümdar ona "Yanindakilere ne oldu?" diye
sordu. Delikanli hükümdara "Allah beni onlara karsi korudu" diye cevap
verdi.

Hükümdar yine onu kendi adamlarindan bir gruba teslim etti. "Bunu
büyük bir gemiye bindirin, denizin ortasina götürün. Dininden dönmezse
onu denize atin" dedi. Onu götürdüler. Delikanli dua ederek "Allah'im
nasil dilersen beni onlara karsi koru" dedi. Bunun üzerine gemi onlarla
beraber alabora oldu, hepsi boguldular. O yürüyerek hükümdara geldi.
Hükümdar "Yanindakilere ne oldu" diye sordu. Delikanli hükümdara "Allah
onlara karsi beni korudu" dedi ve krala, "Sana emredecegimi yerine
getirmedikçe beni öldüremeyeceksin" dedi. Kral, "Nedir o?" dedi.
Delikanli su cevabi verdi, "Halki bir alana topla, beni de bir hurma
dalina as, sonra ok torbamdan bir ok alarak, yayin tam ortasina
yerlestir. Daha sonra, 'Delikanli'nin Rabbi olan Allah'in adiyla' de.
Sonra da at. Böyle yaparsan beni öldürürsün."

Bunun üzerine hükümdar halki bir meydanda topladi. Onu hurma
dalindan asti. Sonra ok torbasindan bir ok aldi. Oku yayin ortasina
koydu. Sonra "çocugun Rabbi olan Allah'in adiyla" diyerek oku üzerine
atti. Ok delikanlinin sakagina saplandi. Çocuk elini sakagina koyup
öldü. (Bu durumu gören) halk "Delikanlinin Rabbi'ne iman ettik" dedi.

Kralin adamlari yanina vararak ona, "Gördün mü korktugun seyi?
Vallahi korktugun sey basina geldi, halk iman etti" dediler. Bunun
üzerine kral derhal sokak baslarinda hendekler kazilmasini emretti.
Hendekler açildi. Içlerinde atesler yakildi. Hükümdar, "Her kim
dininden dönmezse onu zorla hendege atin. Ya da kendilerine haydi
hendeklere atlayin denilsin" diye emir verdi. Adamlari da dedigi gibi
yaptilar. Nihayet kucaginda bebegi ile bir kadin atesin önüne geldi.
Kadin duraklayip atese düsmekten çekindi. Kucagindaki "Ey annecigim
sabret. Çünkü hak din üzeresin" dedi. [(30) Müslim; Kitab'uz-Zühd ve'r-Rekaik, 3005, Tirmizi.]

Açiklama


Imam Nevevi bu hadisin açiklama kisminda bir çok noktalara
deginiyor ve hadisten önemli hükümler çikariyor. Biz bunlardan önemli
gördügümüz birinin üzerinde duracagiz: Hak yolda yürürken bütün
zorluklara sebat göstermek ve hakki ortaya koymaktan bir an bile geri
durmamak. Gerçi mümin ölümle karsi karsiya geldigi anda kalbindeki
imani muhafaza etmek sartiyla iki siktan birini seçmekte serbest
birakilmistir. Ammar b. Yasir küfrü söylerken Bilal-i Habesi "Ahad,
Ahad" diyerek hakki ilan etmeyi tercih etmistir. Allahu Teala onlarin
her ikisinden de razi olsun. Fakat daha serefli olani, mübarek olani
hak yolda yürürken zorluklara, acilara sabir göstermek ve hakki ortaya
koymaktan bir an bile tereddüt etmemektir. Hadistekine benzer bir olay
Kur'an-i Kerim'in Buruc suresinde anlatilmakta. Tek suçlari, bir olan
Allah (c.c)'a kulluk etmek olan müminler topluca içinde alevli atesler
bulunan hendeklere atiliyorlar. Onlar da kundaktaki çocugun gösterdigi
sabri gösterip ölümü tercih ediyorlar. Allahu Teala gösterdikleri bu
üstün teslimiyetten dolayi onlari yüce kitabinin temiz sayfalarinda
aniyor. Bundan daha büyük seref olabilir mi acaba? Biz müslümanlar, bir
kismimiz, bolluk ve rahatlikla imtihan ediliyoruz. Gerçi müslümanlari
bir vücudun azalari gibi düsünürseniz, acilar içinde kivranmamiz
gerekli ama maalesef daha bir vücudun azalari gibi degiliz. Allah (c.c)
bizleri de yeryüzündeki diger müslümanlari imtihan ettigi gibi
zorluklarla imtihan ederse, eger sabrimizin (imanimizin) derecesini
ölçmek isterse ne yapariz? "Böyle bir sinava hazir miyim?" sorusunu her
müslüman kendine sormali. Allah (c.c) hakimdir ve en dogrusunu
bilendir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Elif ÇİMEN
ModeRaTöR
ModeRaTöR
avatar

Aslan Mesaj Sayısı : 144
hizmet gücü : 224
Teşekkür Edenler : 0
Doğum tarihi : 21/08/94
Lakap : imamhatipli

MesajKonu: Geri: Bir Hadis   Paz Mayıs 17 2009, 00:10

aferin Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.pendikaihl.k12.tr/
 
Bir Hadis
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bilecik ili Gölpazarı ilçesi Kümbet Köyü Sitemize Hoş Geldiniz. :: İslam, Din, İman, Fıkıh :: Hadis Köşesi Peygamber Efendimizin Dilinden-
Buraya geçin: